Kadınca Sohbet Evinize yeni yılda mutluluk ve bereket getirecek ritüeller

1 hafta önce Che tarafından eklendi. 0 yorum yapıldı.

Duygu Bay: Ruhsal, fiziksel ve hatta finansal olarak pek çoğumuz oldukça zor ve yıpratıcı bir yılı geride bırakıyoruz. Bu yüzden 2021’i biraz kaygılı veya umutsuz karşılayanlara bakış açılarını nasıl değiştirmelerini tavsiye edersin?

Özlem Çetinkaya: Haklısın, 2020 hiçbirimiz için kolay geçmedi. Yorulduk, yıprandık, birbirimize sarılamaz olduk –ki insanın kendisini iyi hissetmesi için verilen önerilerin başında gelir-, birbirimizin gözlerinin içine ekranlardan bakar olduk. Fiziksel olarak da yıprandık; aldığımız hava, attığımız adım sayısı azaldı. Finansal olarak etkilenmeyen yok, en çok da günlük çalışmaları karşılığı para kazananlar.

“Belirsizlik” algısı yoğunlaştı, en tepeye oturdu. Aslında belirsizlik hep vardı, yeni olan bir şey değil ki. Hiçbirimiz bir an sonra ne olacağını bilmiyorduk ve yine bilmiyoruz, ancak tahmin edebiliyoruz ve kontrol bizdeymiş gibi hareket ediyoruz. 2020’nin bize attığı en büyük tokat bence bu; HİÇBİR ŞEY BİZİM KONTROLÜMÜZ ALTINDA DEĞİL. Belirsizlik kaçınılmazını ne kadar kabullenirseniz, sürprizlerle baş etmek o kadar kolay olur.

2021’e girerken belki işe buradan başlamak gerek; neyi kontrol edebileceğimizi ve neleri kontrol edemeyeceğimizi iyi ayırt etmek. Kendimizi olayın içinden çıkarıp, gözlemleyen tarafına geçmek. Bir film seyrederken, sadece izleyici olduğumuzda nasıl senaryonun tamamını o sahnede oynayan oyuncudan daha iyi görebiliyorsak, hayata karşı da “gözlemci” koltuğuna geçtiğimizde bütünü çok daha iyi görebiliriz. Bu ne demek? Sorunun içinde boğulmak yerine, diğer fırsatları görebilmek, olasılıkları keşfedebilmek.

“Değişim her zaman bizim planladığımız şekilde olmayabilir”

Ve evet, birçok insan için çok şey değişti, değişiyor. 2021’e girerken belki şunu da aklımızın bir köşesinde tutmalıyız: Değişim her zaman bizim planladığımız şekilde olmayabilir. Belki hayatımızda bazı değerleri fark edebilmemiz için seslerin bağırarak kendilerini fark ettirmeleri gerekiyordur.

Şiddetin, parasızlığın olduğu evlerde durum diğerleri kadar kolay olmayabilir ama imkânsız değil. Birbirlerinden şikâyet eden çiftlere tavsiyem yaşadıkları olaylara dışarıdan bakmaları. Ve kendilerine sormaları; “Burada görmem gereken şey nedir? Burada yaşanılan olayda görmeyi reddettiğim şey nedir? Bu durumun bana anlatmak istediği şey nedir?”

Kaygıdan ve umutsuzluk halinden uzaklaşmak için bir başka “olmazsa olmaz” önerim, fiziksel hareket. Nerede hareket, orada bereket diye bir atasözümüz var bizim. Bazen büyüklerin sözlerine kulak vermek gerek değil mi? Canınız istemese de, sadece bir on dakika bile olsa, lütfen ama lütfen hareket edin. Mutlaka spor salonlarına gitmenize gerek yok, mutlaka spor ekipmanlarına sahip olmanıza da gerek yok; sadece istemeniz yeterli. Beden hareket ettikçe içeriden gelen “ateş” enerjisi bizi her anlamda çok daha güçlü kılıyor.

“Daha önce başardığınız şeyleri hatırlayın”

Benim olmazsa olmazlarımdan bir tanesi de “yazmak”. Yazıyorum; nelerden korkuyorum, nelerden endişe ediyorum… “Ya… olursa” diye başlayan cümlelerle içimdekiler kağıda döküyorum. Ve sonra yazdıklarımı okuduğumda korkularımın olayın kendisinden çok daha büyük olduğunu fark ediyorum. Size de olmuştur, çok korktuğunuz bir şeyi yaptığınızda “Bu kadar kolay mıymış?” demişsinizdir mutlaka, hatırlayın.

Hatırlamak demişken, daha önce başardığım şeyleri hatırlamak da bana çok iyi geliyor; hiçbir şey hatırlayamazsam ilk doğum yaptığım zamana gidiyorum, ne kadar kaygılanmıştım, iyi bir anne olabilecek miydim? Sonra sürece güvendim, teslim oldum, baktım ki her şey kendiliğinden akıyor. İyi bir anne oldum mu? Bilemem ki… Ama sanırım, evet. Kendimi başka annelerle kıyaslamayı bıraktığımda kaygılarım da o diğer annelerle birlikte gittiler.

“Bazen “umut” bir yerlere saklanıyor, onu saklandığı yerden çıkarın”

Yeni yılda evinize mutluluk ve bereket getirecek, hayatınızı değiştirecek ritüeller

Ve bir başka olmazsa olmazım, nefes egzersizlerim. Basit her gün, kendi kendime yapabileceğim egzersizler. Nefes insanın en önemli yakıtı.

Bazen “umut” bir yerlere saklanıyor, lütfen onu saklandığı yerden çıkarın. Eğer film izleyeceksiniz sizi umutsuzluğa sürükleyecek olan şeyleri değil, başarı hikâyelerini izleyin.

Sorun kendinize; “En kötü ne olur? Bunun üstesinden gelmek için ne yapabilirim?” Size tavsiye; “Bilmiyorum” cevabının sizi kandırmasına izin vermeyin. Mutlaka biliyorsunuz, en azından size kimin yardımcı olabileceğini biliyorsunuz. Girdabın içinde debelendikçe girdap sizi daha çok içine çeker, oysa sakin olup kendinizi bıraktığınızda sizi bir yere bırakır.

Cevap biraz uzun oldu, meğer ne doluymuşum…

Youtube kanalımda ve Instagram sayfamda da bu konuda bir çok paylaşımda bulunmaya gayret ediyorum, dilerim her birimiz birbirimize destek olalım.

D.B.: Sözcüklerin, niyetlerin ve eylemlerin gücü oldukça kuvvetli. Yeni yıla nasıl hazırlık yapalım ve hangi niyetlerle yeni yılı karşılayalım?

Ö.Ç.: “Yeni yıl” ne kadar keyifli değil mi? Bir gece yatıyoruz ve sabah kalktığımızda önümüzde yepyeni bir defter açılıyor. Bir deftere ilk başladığında insan ne kadar özenli oluyor, öyle değil mi? Yazılar tane tane, inci gibi yazılıyor. Sonra bir şeyler oluyor, belki de deftere alışılıyor, o özen kayboluyor. Ben her yeni yıla, o yılın her gününe ilk gün özeni göstermeye niyet ederek başlamaya gayret ediyorum.

“Olumlu cümleler kullanmaya özen gösterin”

Ve sonra kendime bir mektup yazıyorum yeni yılın başında… Tersten bir mektup bu, yılın sonundan ilk gününe bir mektup. O yıl neleri yaşamak ve hayatıma davet etmek istiyorsam, onlar olmuş gibi yazıyorum kendime. “Biliyor musun Özlem, Tramola bu yıl beyazperdede kendisini gösterdi. Yeni roman nefis oldu, sonunda bitirdin, helal olsun sana…” Bunları yazarken yüzümde mutlaka bir gülümseme oluyor. Bir yerde yüzüm mü asıldı yazarken ya da içimde bir yerde rahatsızlık mı hissettim, hemen dönüp oraya bakıyorum ve soruyorum: “Burada kendimi rahat ve hafif hissetmeme engel olan şey nedir?” Bu zaman kadar öyle şeyler fark ettim ki; meğer niyet ediyorum dediğim şeyleri geride bir yerlerde istemiyormuşum. Dolayısı ile yazarken, niyet ederken duyguya odaklanmak çok kıymetli.

Hayalpanosu da aynı şekilde… Görsel malzemeleri toplayıp, hayatıma davet etmeyi seçtiğim duyguları kendim için görünür kılıyorum. Bu konuda Youtube kanalında bir videom var, okuyucular oradan da faydalanabilir.

Ve ve ve… En önemlisi lütfen ama lütfen hep olumlu cümleler kullanmaya özen gösterelim. Bir araba alıyoruz, bize diyorlar ki; “Allah kazasız belasız kullanmayı nasip etsin.” İlk bakıldığında niyet harika, ama öyle değil aslında. “Allah sağlıkla, keyifle, neşeyle kullanmayı nasip etsin” İkisinin arasında nasıl büyük bir fark var değil mi?

D.B.: Hepimiz pandemi sürecinde evde çok fazla zaman geçiriyoruz. Evdeki enerji ruhumuza işliyor. Bu hususta evdeki enerjiyi nasıl tazeleyebiliriz? Kötü enerjileri evden uzaklaştıran ritüeller var mı?

Ö.Ç.: Öncelikle evde olmaktan şikayet etmeyi bırakıp bir evimiz olduğu için şükrederek işe başlayabiliriz. Evdeki fazla eşyaları elden çıkarmak bana çok iyi geliyor. Fark etmeden o kadar çok kullanılmayan şey birikiyor ki evlerde enerji akacak yer bulamıyor. Her şeye ihtiyacımız var mı gerçekten? Buna bir bakmak lazım. Geçenlerde eşim “çay kaşığı” istediğinde tatlı kaşığı uzatmışım, “bu tatlı kaşığı” dedi. Güldüm, gerçekten her şeyin bir kaşığı olması gerekiyor mu?

“Eşyaları zaman zaman hareket ettirmek ortama bereket enerjisini davet ediyor”

Evde yaz kış hava güneşli de olsa kapalı da sabah uyandığımızda pencere açmak olsa nasıl olur? Günün taze havasını içeriye davet etsek?

Sabah uyandığımızda yatağımızı toplasak nasıl olur? Ne demişler; “Aslan yattığı yerden belli olur.” Toplanmış yatak insana yenilenme hissi veriyor, zihne yeni bir gün başladığının bilgisini giriyor.

“Ev temizliğinde kullandığınız suya birkaç damla doğal sirke”

Yeni yıla girerken evinizdeki eşyalarınıza bakın, yerlerini değiştirseniz nasıl olur? Eşyaları zaman zaman hareket ettirmek de ortama bereket enerjisini davet ediyor.
Yine bir başka enerji temizliği yöntemi, tütsüler. Adaçayı, günlük, üzerlik tütsülerini kullanabilirsiniz. Yaktığınız tütsüyü evlerinizin odalarında, özellikle de köşe noktalarında, gezdirebilirsiniz.

Sirkeli su, bir başka yöntem. Ev temizliğinde kullandığınız suya birkaç damla “doğal” sirke ekleyebilirsiniz.

Evin sokak kapısına bir “ayna” koyabilirsiniz. Aynalar enerjiyi çeker ve yansıtırlar.

“Aloe vera evdeki enerjiyi temizliyor”

Ben evimde, giriş kapısın hemen yanında kendime bir köşe hazırladım. Üzerinde doğal taşlarım (ametist, quartz, pirit) ve kaya tuzum var. Tuzu ara ara değiştiriyorum. Taşlarımı dolunay zamanlarında temizliyorum.

Penceremin kenarında dizi dizi duran aloe veralarımı da çok seviyorum, hem cildime iyi geliyor, hem yeşil renkleri ile kalbimi okşuyor, hem de evdeki enerjiyi temizliyorlar. Kuru çiçek ise evde bulundurmuyorum.

Bir de müzik… Evimin olmazsa olmazı. Dileyenler Youtube üzerinden frekans müziklerini de inceleyebilirler. 417 ve 432 Mhz olanlar negatif enerjileri temizler.

D.B.: Evimiz kadar, hatta çok daha fazla, özümüz de önemli. Çoğumuz her yıla “yeni bir yıl, yeni bir ben” mottosuyla giriyoruz, yeni yıl kararları alıyoruz. Bu kararları eyleme dönüştürmek ve kalıcı hale getirmek nasıl mümkün olabilir?

Ö.Ç.: “Karar” kelimesi biraz sert geliyor kulağa, sanki bir mahkemedeyiz ve bir yargı kararı veriliyor. Karardan çok “Seçim” kelimesini kullanmak daha iyi olabilir, insana kendisini daha hafif hissettiriyor diye düşünüyorum. Ve ayrınca birçok olasılığın da var olduğunu hatırlatıyor. En azından benim için öyle.

Bir seçim yaptığımızda o seçimin en temelinde, en kökünde hayatımıza gerçekten davet ettiğimiz duygunun ne olduğunu farkında olmak çok önemli. Bu bize esneklik kazandırıyor. Örneğin yeni yıla girerken dedim ki; her sabah spor yapacağım… Buradaki temel ihtiyacım nedir? Fiziksel zindelik, mutluluk hormonlarımdaki artış, fiziksel çeviklik, vs. vs. Ve bir dönem geldi, ben planladığım gibi her sabah spor yapamadım. Ne yapacağım? En kolayı hemen şikayet ve bahane enerjisine girmek ama hayır, ben o tuzağa düşmek istemiyorum. O halde ne yapıyorum? Soruyorum; “Şu anda farklı ne yaparsam gerçek, temel ihtiyacımı karşılarım?” Belki de kalkıp biraz dans ederim.

“Her şeyin başı farkındalık”

Onun dışında, yaptığım seçimin gerçekten bana ait olup olmadığını sorarım kendime. “Zayıflamak istiyorum, 10 kilo vermek istiyorum.” Güzel. Peki neden? Bu gerçekten benim seçimim mi yoksa eşimin ya da başkalarının mı? Bu seçim nerede geliyor? Kıyaslamalardan mı, değersizlik duygusundan mı, anne babamdan mı… Seçim ancak kendimize ait olduğunda bizimle daha uzun süre kalabiliyor.

Bir başka soru; “Bu seçim bana ne kazandıracak?” Ben bisiklete binmeyi 38 yaşında öğrendim. O zamana kadar ailem bana kaç tane bisiklet aldı, bilmiyorum, olmadı, yapamadım. Sonra bir gün dedim ki; “ben bisiklete bineceğim ve oğlumla birlikte keyif yapacağım.” Asıl seçimim oğlumla keyif yapmakken, bisiklete binmek sadece bir araç oldu ve o gün bugündür ben bisiklete biniyorum. Motivasyon kaynağının ne olduğunun keşfi kıymetli bir bilgi.

Aslına bakarsanız her şeyin başı farkındalık… Farkında olmak, gözlemlemek, algılamak, yargısızca izlemek ve harekete geçmek.

“Şükür listesi hazırlayın”

Yeni yılda evinize mutluluk ve bereket getirecek, hayatınızı değiştirecek ritüeller

D.B.: Yılbaşı gecesine özel hangi ritüelleri ve olumlamaları önerirsin?

Ö.Ç.: Yılbaşı geceleri genellikle kalabalık oluyor, ama benim önerim bir beş dakika da olsa sadece kendimizle kalabileceğimiz bir zaman dilimi yaratmak. O beş dakikada kendimize sarılmak, niyetlerimizi içimizden geçirmek, kalplerimize seslenmek.

Yılbaşı gecesi kendimize küçük bir hediye almak da keyifli. Mutlaka para vererek satın aldığımız bir şey olmayabilir, mesela ben kendim kendime bir bere ördüm, yılbaşı gecesi kendime vereceğim.

Şükür listesi hazırlamak; elimizde olana, sahip olduklarımıza…

Bir de ben evde bayram temizliği gibi temizlik yapıyorum, yılbaşı öncesinde. Tavsiye ederim; tertemiz bir ortamda yeni yılı karşılamak iyi geliyor insana.

“Kırmızı hareketi ve bereketi simgeliyor”

Kırmızı giymek bir başka ritüel… Neden? Kırmızı harekete geçiren enerji… Kırmızı kök çakranın rengi… Kırmızı hayata başladığımız alanın rengi… Yeni bir doğumu simgeliyor, hareketi ve dolayısı ile bereketi simgeliyor.

Kendine mektup yazma ve hayal panosu ritüelinden zaten daha önce bahsetmiştim. Kendinize yazdığınız mektubu lütfen bir zarfa koyun ve sene sonunda kendinize postalayın. O zaman kadar açıp okumayın. Hayal panosu ise sürekli görebileceğiniz bir yerde olsun.

Aklıma gelen bir başka ritüel; kapı eşiğinde nar kırmak. Canım kayınvalidem her sene hepimize birer bereket narı gönderir, sağ olsun.

Olumlama önerilerim:

Her günümü farkındalık içinde yaşamayı seçiyorum.
Çevremdeki fırsatları ve olasılıkları görmeyi, duymayı seçiyorum.
Kendi gücümü farkında olmayı ve elime almayı seçiyorum.
Yeniliklere ve değişimlere açık olmayı seçiyorum. Değişime direnen bütün bakış açılarımı, yargılarımı, kararlarımı yıkıp iptal ediyorum.
“Yeni” ile ilgili tüm tanımlarımı, yargılarımı, bakış açılarımı, kararlarımı yıkıp yaratımını iptal ediyorum.

 

 

sizlere www.balimsohbet.net farkıyla sunulmuştur.

Geveze SohbetTrend SohbetBalım SohbetHilal SohbetMynet SohbetMobil Sohbet

Google Aramaları

Benzer içerikler

Yapılan Yorumlar

Yorumlarınız yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.


Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/balsohbet/public_html/wp-includes/script-loader.php on line 2678